taklitçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taklitçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2010 Cumartesi

Taklitçi 2 "Aslında"

- Karalama defterleri tüm karanlığı saklıyorsa eğer, neden daha düzgün bir defterde yerini alamıyor ki bir türlü?

-Sessizlik uzadıkça dünyada daha çok çığlık sesi yankılanıyor aslında.

-Kim bilir belki karşılaştık sizinle, kendinize bile itiraf edemediğiniz en kötü noktaların birinde el ele verip daha da kötü insanlar haline geldik.

-Savaş filmlerindeki iyimser karakterlerin davranışlarının altındaki durumsal hoşnutsuzluk ve anlık karamsallık tam bir siyah boşluk.

-Fotoğraflar genelde yalan söyleyen sanatın içinden kendini icra ederken, icraatçılar kendini yenilemekten en çok korkanlarla savaşır.

-Bir rakamı öyle bir rakamdır ki, gölgesi, asallığı ve ya gerçek sayısı aslında hiç yoktur.

-Reklam mutluluğunda boğulan insanların altında aslında deprem oluyor.

28 Ağustos 2009 Cuma

Mavi Mavi

Evimin çatısı onarılamaz derecede kırılmış. Yazın güneş, kışın yağmur alıyor. Ev çamur oluyor, mavi bir sıvının içinde yüzüyoruz; çünkü duvarlar mavi. Kimi zaman da evdeki renkler soluyor, yaz olduğunda. Hiç resimlik bir görüntü değil bunlar.

Mavi gözlü olmak ister miydim diye sordum kendime, koltuğun kol koyma kısmında otururken. Birisi hayır dedi, diğeri evet dedi. Sakin düşününce, eğer mavi göreceksem neden olmasın?

Geçen gün çiçekçilerin önünden geçerken kokuyu içime çekmeye çalıştım ama hiç çiçek kokusu gelmedi, gülleri mavi yapmışlardı, kim bilir belki de kokuyu öldüren o idi.

Sanmak kavramaktan daha kötü gibi görünse de derinliği olan iki eylem arasında boşluk-i bir anlam yaratmak gerekir. Bu boşluğun rengi ise mavidir.

İster kitap olsun ister bir oyun, başka bir dünyaya yelken açar insan. Serin mavi suların üzerinde saatlerce başkası gibi bakar.

Dar bir mavi kot pantolonla bol bir mavi kot pantolon arasında rahatlık farkından çok kimlik farkı vardır. Kim olmak istersen o gün onu giyebilirsin. Bu bir gömlek, eşarp, çorap, etek de olabilir, ama bir elbise olamaz.

Yer değil gök çekimi olsaydı tüm insanlar o renkte kamufle olurdu.

Şarkıda adam* "mavi hissediyorum" diyor ve gerçekten üzgün olduğuna iddiaya girebilirim.


-
*Tom Waits

10 Temmuz 2009 Cuma

Taklitçi

Sorgusuz sualsiz kabullenmişti durumu. Arabalar hızlıca geliyordu üzerine doğru, düşünmek dahi istemedi. Susamıştı çok, şimdi ölüm fazla erkendi.
Yolsa kıvrılmadan yan taraftaki büfeden su almıştı.
Devrilen arabaların sesini uzaktan işitti.

-

Sesiniz hiç gelmiyor, dedi, biraz daha yükseltir misiniz?
Ayakuçlarında yükseldi sadece, sesini yükseltmeyi hiç öğrenememişti.

-

Ellerini sıcak tarafta tutmaya çalışırken soğuğun ne olduğunu çoktan unutmuştu.

-

Kalbiniz mi acıkmıştı? Aşk bile doyurmuyordu, çünkü zaten bu duygu hiç olmamıştı. Bunu öğrenemeden aşk sanıp, kutunun içine girmiştiniz bile.

-

Kayan zamanı düşündü, sanki yelkovanın üzerinde hissetti kendini, ancak tarihi döndürecek sabrı hiç bulamamıştı, gücü ancak güne yetti.

-

Bir itfaiye arabası hiç yangın olmayan bir eve yaklaştı, durdu, içindeki itfaiyeciler hızlıca indi. Hortumlarını çıkarıp eve su dökmeye başladılar. “Neler oluyor” dedik, “Yangın söndürebiliriz.” dediler. “Yangın yok ama,” dedik. “Ya çıkarsa?” dediler.

-
o gece hayali arkadaşı son nefesini verirken şunları söyledi, “diğerini hemen yanıma yolla”.

-

Paris’te bir gece her şey yerle bir oldu. Herkes Eyfel kulesine tırmanıp tüm şehri selamladı, kuleyi orta yere düşürdü, tüm yıldızlar saçıldı.

-

Hep içinden geldiğini söylerdi, bir türlü inanamazdık, ama gerçekten iç’inden geliyordu.

-

kıskançlık hepten yerilmiş bir duygudur, sakın ona inanıp arabasına binmeyin, şekerini almayın çocuklar.

-
bir müsaade istedi, ikincisine kendini kapattı, üçüncüsünde ise hiç sormadı.